Yumyum 1

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Yaşım 55 i geçmek üzereydi bu üniversitede, son 9 yılımı profesör olrak geçirdim ilk zamanlar heycanlı ve zevkliydi oysa artık eskisi kadar zevk almıyordum. okul dışında yalnız yaşayan biriydim. boş zamanlarımı ya araştırmalarıma ayırarak yada spor yaparak geçiriyordum. ve tabiki birtürlü ulaşamadığım güzel genc ve bakımlı kadınların kölesi olma hayalleriyle. Bir gün üniversitenin spor salonuna inmiştim. amacım sadece biraz spor yapmaktı, tam soyunma odasına giderken bayanlar soyunma odasının kapısının acuk olduğunu gördüm. gözüme ilk çarpan şey orda öylesine duran bayan ayakkabıları idi, kendimi alamayıp içerdede kimselerin olmadığından cesaret alarak içeri girdim ve yüksek topuklu bir ayakkabı aldım elime. okadar güzel ve çekici duruyorduki yılların vermiş olduğu içimdeki kölelik aşkı bir anda dışarı fırladı sanki, elimdeki ayakkabı kalbimin daha hızlı çarpmasına yol açtı, dizlerim titriyor ve ayakta duramıyordum sanki, birden yere dizlerimin üstüne çöktüm, elimdeki ayakkabı tüm benliğime hitap ediyor ve adeta ona hizmet ve kölelik etmem için bana emirler yadırıyordu.Saygıyla eğilip ince sivri burunlu, yüksek topuklu ve uzun bağcıklı bu bayan ayakkabısını ucuna dudaklarımı değdirdim. içimdeki alev okadar sarmıştıki beni birtürlü elimden bırakıp çıkamıyordum oradan, ve artık bu bayan ayakkabısının kölesi olmuştum adeta, yavaşca aykkabının altını yalamaya başladım, kendimi alamıyor ve artık beni özgür bırakması için ona yalvarıyordum, ama çok vijdansızdı ve beni tamamen sömürmeden bırakmayacaktı ben ona beni artık bırakması için yalvarırken o sivri ucu ile ve yeni yalanarak temizlenmiş tabanıyla yüzüme tekmeler indiriyordu. Elimdeki ayakkabının tamamen etkisi altında ezilmiş bir köle olarak nekadar zaman geçirdiğimi fark etmemiş olcağımki spor salonunda atreman yapan üniversitenin kız voleybol takımının gürültüsünü hic duymadım ve hatta onlardan birinin arkamakadar gelip beni seyrettiğinide anlayamadım.

Arkama döndüğümde şebnemi gördüm. kollarını göğsünde kavuşturmuş ve aşalayıcı bir yüz ifadesiyle bana bakıyordu. bense ne yapacağımı şaşırmış bir şekilde dona kaldım ve biran önce oradan kalkıp uzaklaşmayı düşündüm. ama nereye kadar çünkü şebnem benim haftada en az 6 saat ders verdiğim öğrencilerimden biriydi. belkide istifa edip tamamen okuldan ayrılmalıydım diye düşündüm. Bu düşüncelerimin esnasında zavallı gözlerimi şebnemin alaycı yüzünden aldım ve doğrularak çabuk adımlarla gitmeye çalıştım, kapıya ulaşmam için şebnemin yanından geçmeliydim, kafam önümde yürüyordum tam şebnemin önünden geçerken,

– Profesör daha temizlenmesi gereken ayakkabılarım var. dedi şebnem ve beni kravatımdan tutup yüzümü yüzüne yaklaştırdı. ve bana

– Artık elimden kurtulamayacaksın kıcımın profesörü dedi. Devamı 2 de

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Yumyum 3

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Efendim gittikten sonra bende bana bıraktığı yaralarımı temizlemek üzere banyoya gittim. olanları düşündükçe içimde tuhaf bir mutluluk oluyordu, artık benimde çok güzel, genç ve seksi bir efendim vardı. onun kölesi olmayı bir ömür boyu sürdürebilirdim. ve bunun böyle olması için elimden geleni yapardım. Banyodan çıktığımda açıktığımı fark ettim mutfağa gidip bir şeyler yemeyi düşündüm ama efendimin tüm yiyecekleri toplatıp çöpe attırdığını hatırlayınca, bir şeyler yiyebilmem için onun telefonunu beklemeliydim. Aradan birkaç saat geçmişti ve hala ondan bir telefon bekliyordum, mutlaka kölesini unutmamalıydı arayıp bir şeyler yiyebileceğimi emrederdi diye ümitsizce beklerken telefon çaldı ve nihayet oydu efendim beni hatırlamış ve aramıştı hemen telefona koştum ahizeyi kaldırdım ve ancak kısık bir sele alo diyebildim.

– Benimle konuşurken diz çök kıcımın profesörü.

Hemen dizlerimin üzerine çöktüm, evde yalnız olmamam rağmen efendimin dediklerini harfiyen uyguluyordum.

– Açıkmış olmalısın söyle bakalım ne yemek istersin.

– Siz ne emrederseniz efendim.

– Peki ozaman, şimdi dışarı çıkıp bir kilo patlıcan almanı istiyorum ve özellikle kalın ve büyük olamalı patlıcanları pişirmeden çiğ olarak yiyeceksin fakat her patlıcana sanki benim taktığım bir vibratörmüş gibi muamele edeceksin itina ile yalayıp girebildiğince ağzına alacaksın, ancak ondan sonra yiyebilirsin. şayet dediklerimi harfiyen yapmazsan patlıcanları teker teker götüne sokarım, bunu yapmaktan da hiç kaçınmam.

Ben emredersiniz efendim demeden telefon yüzüme kapandı, dediğini yapmak için çarşıya çıktım en iri ve sert patlıcanlardan aldım ve eve döndüğümde efendimin emrettiği gibi tüm patlıcanları yedim. patlıcanları yemekten ziyade onlara muamele çekmek daha çok hoşuma gitmişti doğrusu. ertesi sabah okula gitmek için hazırlandım. bu gün ne olursa olsun okula gitmeliydim çünkü sınav yapmam gereken üçtane sınıf vardı ve biride efendimin olduğu sınıftı. Sınav kağıtlarını dağıtmıştım gözlerim sınıfta onun olmadığını fark etti acaba gelmeyecekmi diye düşündüm. sınav başlayalı 10 dakika olmuştu bile sınava hiç girmesede ona zayıf verme cesaretini kendimde bulamazdım sanırım oda bunu düşünmüş olacakki sınava gelmekten vazgeçti. ben böylesi düşüncelerle oyalanırken sınıfın kapısı açıldı ve karşımda gördüğüm manzara karşısında yerlerde sürünüp ayaklarına kapanmamak için kendimi zor tutuyordum evet gelen oydu. üzerinde minicik askeri kamuflaj desenli bir etek vardı üzerinde haki renkte göbeğini açıkta bırakan bir atlet komando beresi ve askeri postalları bu giysiyi tamamlıyordu, tüm seksiliği üzerindeydi yine sanırım sadece ben değil tüm erkekler onun kölesi olmak için çan atarlardı beresinden sarkan altın sarısı saçları, koyu makyajı ve çevresine fırlattığı alaycı bakışları onu olduğundan bin kat daha çekiçi gösteriyordu bu sefer. Hiç bir şey söylemeden hatta yüzüme bile bakmadan sınıfın en arka sırasına geçti ve oturdu. ellerim titreyerek sınav kağıdını masasına götürdüm, yanına gitmekten çok korkuyordum ama sınıfın dolu olması beni biraz cesaretlendiriyordu. kağıdını hiç yüzüne bakmadan masasına bıraktım ve hemen yerime geçtim. yerimden onu izliyordum. arkasına yaslanmış kağıdına hiç bir şey yazmıyordu. sınavın bitmesine bir kaç dakika kalmış olmasına rağmen o ismini bile kağıda yazmamıştı. sınıf yavaş yavaş boşaldı artık tek o ve ben kalmıştık, saygıyla yanına gittim, ben ona doğru ilerlerken oda sigara yagıyordu. yanına vardım

-Efendim isterseniz çıkabilirsiniz, ben sizin yerinize kağıdınızı doldururum.

-Tabiki dolduracaksın kıçımın profesörü. şimdi eğil ve bana saygını göster.

Hemen eğilip askeri botlarını öpmeye başladım ama o bunu sevmemiş olacakki ayaklarını çekti ve sigarasını yere attı botuyla ezerek söndürdü botunu yüzümün hizasına kaldırdı o daha emir vermeden ben botun altındaki sigara küllerini yalayarak temizledim. daha sonra kafa basarak yerdeki izmariti bana azımla aldırdı uzun uzun çiğnettikten sonra yutmama izin verdi. bütün bunları yaptırırken yüzündeki alaycı gülümseme hiç kaybolmuyordu. daha sonra sıranın kapağını kaldırdı ve limi kapakla sıra arasına koymamı emretti elimi koyar koymaz hızla kapağı elimin üzerine indirdi açıdan kapı önündeki öğrenciler duyacak diye bağıramadım bile ama iki parmağım kırılmıştı.

– Bu öylesine sadece canım istedi diye yaptım kıçımın profesörü. eğer çanım isterse kafanı bile kırarım.

Elimi tutmuş acıdan kıvranırken sadece tabi efendim diyebildim. bu arada kalktı ve

– Bu akşam sana kurallarımı getireceğim ve bana kölelik yapmak istiyorsan her birine harfiyen uyman gerekecek. kurallarıma uyman için her şeyi yapacağımdan emin olabilirsin.

Artık sınıftan çıkmak üzereydi ben ise kırık parmaklarımın açısıyla orada öylece yığılıp kalmıştım. son bir hamleyle efendimin yeni kalktığı ve o muhteşem poposuyla ısıttığı sırayı soğumadan öpüp yaladım. Devam edecek

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Yumyum 5

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Köle olmam için hazırlanmış bu maddeleri karşımda görünce artık kurtuluşumun olmayacağını biliyordum ama efendim şebnemin bir ömür kölesi olamam için bunu imzalayacaktım. ve bu maddeleri okurken şebnemin beni beline taktığı vibratörle öldüresiye sikmesi okuduğum maddeleri bir daha asla unutturmayacaktı bana. maddeler şöyle sıralanıyordu.

1- Bu günden itibaren efendim şebnemin kölesi olamayı kabul ediyorum.

2- Efendim şebnemin bana vereceği her türlü fiziki veya psikolojik rahatsızlıklardan dolayı şikayet etme hakkım yoktur.

3- Efendim şebnem beni istediği gibi kullanabilir, istediğinde satabilir veya kiralayabilir.

4- Efendim şebnemin üzerimden kazanacağı parada kesinlikle hiçbir hakkım yoktur.

5- Efendim şebnemin tüm emirlerine itaat edeceğim ve ömür boyu ona kölelik yapacağım.

6- Tüm kazancımı ve mal varlığım efendim şebneme devretmeyi kabul ediyorum.

7- Efendim şebnem istediğinde hiç bir sorumluluk kabul etmeksizin hayatıma son verebilir veya bunu benim yapmamı isteyebilir.

İşte bu son maddeyi okuduğumda hayatımın gerçektende bir tehlikeye girdiğini fark ettim artık bu olay şaka değil tamamen gerçekti. ve bu kağıdı imzalamakla adeta hayatıma bir son vermiş olacaktım. maddeler devam ediyordu.

8- Bu sözleşme sadece efendim şebnem tarafından fes edilebilinir.

Sözleşmeyi hiçbir etki ve baskı altında kalmadan kendi rızam ile onaylıyorum. sözleşmenin altında ismimin açıldığı yere imzamı attım. şebnem önümden sözleşme kağıdını aldı saçlarımdan tutarak başımı yukarı kaldırdı bu esnada halen vibratörü içimdeydi.

-Bundan sonra başına gelecekleri hayal bile edemeyeceksin.

İki eliyle de saçlarımdan asılarak iki ayağının üzerine kalktı ve o ana kadar yapmadığı biçimde sert darbelerle beni sikmeye başladı. o kadar sert vuruyorduk darbelerini her seferinde yüzüm koltuğa gömülüyor ve tekrar saçlarımdan çekerek başımı kaldırıyordu. kendine güzel bir ritim tuturmuş sanki yılların orospusunu sikiyormuş gibi beni bir müddet sikti. ancak yorulduğunda üzerimden kalkıp koltuğa oturdu. ben ise yarı baygın bir şekilde yığılıp kalmıştım ve artık bitti diye düşündüğümde efendim beni yanına çağırdı zorbela yanına kadar süründüm. kan ve dışkıyla kirlenmiş vibratörünü göstererek “temizle” emrini verdi. vibratör nerdeyse 25 cm idi öylesine özenilerek yapılmıştıki etrafındaki damarlar dahi belirgin hale getirilmişti. yavaşça vibratörü elime aldım, öncelikle başına küçük öpücükler kondurdum amacım aslında bununla yetinmekti ama şebnemin ne düşündüğümü fark etmiş olacakki ” O kadar kolay kurtulamayacaksın” deyip saçlarımdan kavradı ve başımı olduğu gibi vibratörüne çekti artık tüm vibratör ağzımın içindeydi başımı geri çekemiyordum nefesim kesilmek üzereydi. şebnem saçlarımdan okadar güçlü kavramıştıki kıpırdayamıyordum bile. “birazda ağzını sikelim bakalım iyi alabilecekmisin” diyerek oturduğu yerden ağzımı sikmeye başladı belini ileri geri hareket ettirerek vibratörü tamamen ağzıma sokup çıkarıyordu daha sonra ayağa kalktı ben dizlerimin üzerine çökmüş durumdaydım, ayağa kalkarken vibratörü hiç ağzımdan çıkarmadı. başımı iki eliyle saçlarımdan kavradı ve olanca güçüyle ağzımı sikti.

Artık vibratörü tamamen temizlenmiş olacakki saçlarımı serbest bıraktı o bırakır bırakmaz ben yere yığılmıştım nezaman sonra kendime geldiğimi fark etmedim ama kendime geldiğimde şebnemin artık çıplak olduğunu ve koltukta kendini başka bir vibratörle tatmin ettiğini gördüm. gözleri hafiften bana ilişti uyandığımı görünce “gel buraya hemen” diye emir verdi yine sürünerek yanına gittim. yüzüme çift taraflı bir vibratör bağladı. bu vibratörün bir tarafı benim ağzıma giriyor diğer tarafıda boşta kalıyordu boşta kalan kısmını vajinasına götürerek “hadi içeri gir köle” diye emir verdi ben şebnemin bacakları arasında kafamı ileri geri hareket ettirerek onu tatmin etmeye çalışıyordum bir süre sonra şebnem inleye inleye boşaldı. bu seferde kafamı yüzüm yukarı gelecek şekilde koltuğa koydu ve ağzımın üzerindeki vibratöre oturmaya başladı. ağarlığını çekemeyecek duruma gelmiştim ama şebnem sanki cansız bir manken üzerine zıplıyormuş gibi zıplıyordu bir müddet sonra gene boşalmıştı ve nihayet yüzümden kalktı. kendisi diğer koltuğa geçip dinlenmeye başladı ben ise ağzımdaki vibratörle öylece orada efendimin bir sonraki hamlesini bekliyordum.

-Şimdi seni tekrar sikmem için bana yalvar orospu eğer beni tahrik edebilirsen ödül olarak sana götünü parçalayana kadar sikmeyi devam ediyorum.

Ben ise artık yeter daha fazlasına katlanamayacağımı düşünerek yalvarmıyordum gerçi ağzımdaki vibratörle de yalvaramazdım. öylesine başımı önüme eğdim. benim yalvarmadığımı görünce yine çok kızdı eline geçirdiği ilk kırbacı vücudumda şaklattı ve bir kaç kırbaç darbesinden sonra saçlarımdan tutarak sürüklüye sürüklüye banyoya getirdi klozetin kapağını açıp kafamı klozete soku ve ayağıyla iyice içine bastırdı.

-Sana verdiğim emirler hayatınla ilgili yaşamak istiyorsan dediklerime harfiyen uymak zorundasın. yaptığın itaatsizlik sana çok şeye mal olacak. dedi ve şifonu çekti. boğulacak gibi oldum.

-Şimdi ben sana yeni bir emir verene kadar orada öylece bekleyeceksin kafanı klozetten çıkardığını görmeyeceğim belki de bu günlerce sürebilir bu birazda sana bağlı.

Aradan bir saat kadar geçmesine rağmen kafam hala klozetin içindeydi ve çıkarmaya asla cesaret edemiyordu. içerden şebnemin kendini tatmin etmesi esnasında çıkardığı sesler geliyordu. bir müddet sonra banyonun kapısı açıldı fark ettiğim kadarıyla şebnem üstünü giymişti ama belinde öncekinden daha büyük bir vibratör vardı ben neler olacağını tahmin etmeden o arkamdaki yerini çoktan almış benim kafam klozetin içindeyken o tekrar beni götten sikmeye başlamıştı bunu yaparken arasıra şifonu çekiyor benim nefes almamı zorlaştırıyordu. bir müddet daha beni böylece siktikten sonra kalktı.

-Şimdi gidiyorum kafanı klozetten nezaman çıkaracağını sana telefonla söylerim ondan önce çıkarırsan. artık fahişe olarak çalışmak için kendine bir köşe ararsın.

Dış kapının sesi gelmişti artık gitmiş olmalı diye düşünerek kafamı çıkardım evet gerçektende gitmişti. etrafı temizledikten sonra güzel bir banyo yaptım. ertesi sabah zorda olsa görevimin başına okula gittim, vucumdumdaki açılardan çok yavaş hareket edebiliyordum. bir ara kantine indim. tam bir çay alıp odama çıkacaktımki telefonum çaldı.

– Sana klozetten ayrılabileceğini söylememiştim.

Eyvah oydu şimdi ne yapacağım diye düşünüyor telefonda cevap veremiyordum, sadece korkarak dinlemeye devam ettim.

-Sana birkaç Abaza arkadaşımı getireceğim seni teker teker onlara siktireceğim onları ve beni mutlu edersen belki seni affedebilirim. şimdiden götünü iyi kremle bir hafta ayağa kalkamayacak şekilde sikileceksin. Devam edecek

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Hemşire Üniforması

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Selamlar. Ben kadir 32 yaşındayım eşim fatoş ise 27 yaşında olup harika bir ev kadındır. Bir gün kayınvalidemi rahatsızlığı sebebi ile özel hastaneye götürdük. Hastanedeki hemşirelerin tamamına yakını mini etekli idi. Eşim hemşireleri süzdüğümü görünce içine düşme sakın diye söylendi. Bir kaç gün sonra yatakta sevişirken hemşirelere ilgimin olup olmadığını sordu. bende kendisine hemşire kıyafetini ve hemşireleri çok seksi bulduğumu söyleyince vav bilmediğimiz nelerin varmış dedi. Bir kaç gün sonra eve geldiğimde eşim beni mini etekli sabo terlikli bir gerçek hemşire kıyafeti ile karşıladı.çok şaşırmış ve azmıştım. hemen yanına yaklaşıp kendisini öpmek istediğimde kendine ellettirmedi ve ne yapıyorsun dedi. o kaçtıkça ben daha da azdım ve en sonunda yakaladım. elimi göğsüne atıp 90 lık memelerini okşamaya başladım. daha sonra eteğini çıkarmadan eteği belinde toplayarak amını yalamaya başladım. oda benim yaragımı yalama faslından sonra onu hiç soymadan Hemşire kıyafeti üzerinde iken defalarca siktim. İnanamıyordum hemşire sikme fantezimi gerçekleştirmiştim.

Kendisine kıyafeti nerden bulduğunu sorunca karşı apartmana yeni taşınan hemşire ile arkadaş olduğunu, ondan istediğini söyledi. Ben daha da azmış kıyafetin sahibi hemşireyi merak etmiştim. İki gün sonra tansiyonumu ölçtürme bahanesiyle hemşirenin çalıştığı sağlık ocağına gittim ve Gül hemşireyi sordum. Gül hemşire gelince kendisine fatoşun eşi olduğumu tansiyonumu ölçtürmek için geldiğimi söyledim. Gül hemşire sarışın harika bir hatundu. Üzerinde hemşire pantolonu ve eşimin 2-3 gün önce gidiği hemşire gömleği vardı.Acayip tahrik olarak oradan ayrıldım. Eve gelince eşimi mutfakta yemek hazırlarken buldum. ne o misafirmi var deyince hemşire ile eşini yemeğe davet ettiğini söyledi. o arada yatak odasına gidip siyah mini etek, siyah ince çorap ve göğüslerini iyice ortaya çıkarır halde dar bir badi giydi. azıp kendisini sikmek istediğimi söyleyince sapık misafirler birazdan gelir dedi ve beni reddetti. 10 dakika sonra Gül ve eşi Akın geldi. Gül harika bir kot kapri pantolon giymişti. Eşi Akın ile tanıştım. Akın gayet yakışıklı bir adamdı. Yemek faslı sonrasında gözlerinin sürekli eşimin bacaklarında olduğu belliydi. Gece ilerleyince yemek için tşk edip evlerine gittiler. Artık sıkı ve samimi bir dostluğumuz olmuştu. O gece onları hayal ederek eşimle çılgınca seviştim. Ben Gül den eşim de Akın dan oldukça etkilendik. Sonrasını fazla uzatmayayım. Şu an eşimle ikimiz Gül ve Akın aradığımız her şeyi birbirimizde bulduk ve bir akşam onlarda ben GÜL e AKIN da eşime sahip oldu. Şu an çok mutluyuz darısı başınıza

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Çoraplarını Koklardım

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Benim gençlik aşkımdı Kipriyem. O güzel bacakları hafif geniş kalçaları of of beni öldürüyordu. Üst komşumuz kipriye teyze 38 yaşlarında çok seksi bir kadındı. Tatile gittiklerinde yedek anahtarı alır hemen onlara koşardım. Külotlu çoraplarını koklar sonrada 31 çeker çoraplara attırırdım. Kızıyla aynı okula gittiğimizden beraber ders çalışırdık onların evinde. Fırsat buldukça banyoya gider yeni çıkardığı külotlu çoraplarını sikime geçirir 31 çekerdim. Yine bir gün banyoya girip çıktığımda onunla karşılaştım. Benden sonra içeri girdi. Çıktığında yeni attırdığım külotlu çorabı giymişti ve imalı imalı bana baktı. Artık Kipriye ile yalnız kalmak için fırsat kolluyordum. Bir gün okuldan erken geldim ve kitabımı sorma bahanesiyle onlara çıktım. Kapıyı açtığında mükemmel görünüyordu. Beyaz bir elbise ve beyaz külotlu çorabı vardı üstünde. Yine çok heyecanlandırmıştı beni. Ben kitabı ararken seslendi ve eğilip ayaklarını yalamamı istedi. Ayaklarını yalıyor ağzıma alıp ısırıyordum.

Mükemmel bir manzara vardı aşağıdan yukarı bakınca. Artık dayanamıyordum. Bacaklarının arasına soktum başımı çorabını ağzımla yırttım. Başladım amını yalamaya. ikimiz de zevkten ölüyorduk.sikim dimdik olmuştu. Ayağa kalktım eteğini yukarı çorabını çok az aşağı indirdim. Tam amına sokarken “hayır ben götten istiyorum o hala bakire!” dedi. Bunca zaman sakladığı kocasına bile vermediği götünü bana verecekti. Göt deliğini kremleyim yarağımı sertçe soktum. O ne bağırıştı.. Sanki kızlığı gitmişti!. Patlamak üzereydim ve aniden götünün deliğine akıtıverdim. Sonra sikimi çıkarttım. Birazda çorabına aktı. Amının tadına bakmak için sabırsızlanıyordum. Sikim hala dimdikti direk amına soktum. 2 çocuk annesi olmasına rağmen amı daracıktı. Kökledim gitti. Hiç böyle zevkli olacağını tahmin edemiyordum. Gelmek üzereydim. “Sakın içime boşalma!” dedi ama dinleyen kim! Amına fışkırtıverdim!. Daha sonra hamile olduğunu öğrendim. Büyük bir ihtimalle bendendi ama neyse ki aldırdılar

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Çorap Fetişisti

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Selam Millet Site tam anlamıyla mükemmel başka söylenecek bişey yok. Size bir anımı anlatmak istiyorum.Biriyle beraberliğim vardı ama seks üzerin,canı istediği zaman bize gelir sabaha kadar sevişirdik sonrada giderdi.Tabi bir çorap fetishti olarak normal sevişme zevk vermiyordu Bir şekilde ona derdimi anlatmalıydı (biraz çekingen yapım varda)neyse bunun planlarını yapıyordum. Derken bu yine beni aradı ve bize gelmek istediğini yazdı bende hemen bizimkileri postalayıp hazırlığa başladım gelmesine az kalmıştı kapı çaldı kapıyı açtım ve karşımda gördüğüm manzara karşısında adete şok oldum.Sanki beni duymuş ve istediğim gibi giyinmişti. Üstünde siyah yırmacı kalçalarına kadar uzanan çok kısa bir elbise altında ince ve parlak bir siyah naylon çorap ve topuklu ayakkabısı şaşkınlığımı gizleyemedim hemen içeri davet ettim ve her zamanki gibi biraz içki ve müzik dinliyorduk. Bende dizlerine uzanmış o harika bacakları okşuyorduk ve öpüyordum harika bir duygu,artık yatak faslına gelmişti ama benim gözüm o harika naylonçoraplardan başka bir şeyi görmüyordu.

Yatağa uzanırken bir anda domaldı ve o kısacık etek beline gelmiş tangasının üstüne çektiği çorabı popousu kabak gibi parlıyordu artık dayanamıcaktım hemen öpüp koklamak o harika popoyu ısırmak geliyordu ama sakin olmalıydım.Bu üstünü çıkarmak istedi hemen engel oldum bu seferlik böyle istediğimi söyledim kabul etti(o harika çoraplarla sevişmeden hayatta çıkartmazdım) o şimdi sende yalanmadık yer bırakmıyacagımı söyleyip ayak parmağından başlayıppoposuna kadar yalayıp öpüyor ve kokluyordum harika bir duyguydu bununda hoşuna gitti.Aletimi çıkardım ve o harika naylon çoraplı ayağıyla aletimle oynamasını istiyordum. Ayağını aletime sürttükçe kendimden geçiyordum.Artık dayanacak gücüm kalmadı bir an önce boşalmak istiyordum ama çorabının üstüne,ona ayaklarını birleştirmesini söyledim ve arasına aletimi soktum gidip geliyordum o sürtünmeden çıkan sesi veçorabın harika dokusu gidip gelmem uzun sürmedi ve spermlerimi bacağın üstüne boşalttım harika bir geceydi

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Tom Ve Melissa

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Tom işyerindeki bir kadına aşıktı. Ne yazık ki, kadın biseksüeldi ve beraber olduğu bir kadın vardı. Yine de ince fakat kuvvetli ve güzel vücudu vardı. İsmi Julie idi. Minyon yapılıydı ve kısa sarı saçları vardı. Tom haftalardır onunla iletişim kurmaya çalışmış ve en sonunda kendisinden hoşlanmasını sağlamıştı. İyi arkadaş olmuşlardı. 6 aylık çaba sonunda Tom, onun Melissa yani partneri hakkındaki düşüncelerini değiştirebileceğine inanmaya başlamıştı. Tom , Melissa`dan hoşlanmıyordu ; kaba ve erkeksi bir görünüşü vardı. Kaslı vücuduna rağmen oldukça etkileyici aynı zamanda korkutucu bir vücudu vardı. Kick Boxing`le ilgileniyordu ve sık sık yarışmalara katılıyordu. Julie`yi kontrolü altında tutuyordu , hatta bazı zamanlar ikisini konuşurken gördüğünde Julie`yi Tom`un yanından uzaklaştırıyordu. En sonunda Temmuz ayında, Tom umudunu kaybetmek üzereyken , Julie 1 haftalık kamp yapmaya gideceğini söylemişti ve Melissa yarışmaya katılacağı için gelemeyecekti. Tom`u kampa davet etmişti ve bazı önemli şeyleri de konuşmaları gerektiğini söylemişti.

Kamp yapacakları yere uzun bir yürüyüşün ardından varmışlardı. Julie tabiatı gereği yavaş kalmış, patikaları takip etmeye çalışmış, sık sık botlarını çıkartıp çıplak ayakla yürümüştü. Tom duşunu aldığı sırada ; Julie akşam yemeğini hazırlamış ve beraber yemişlerdi. Fakat Tom daha fazla dayanamamıştı ve Julie`nin anlatacaklarını anlatmasını istemişti. O ise, duş aldıktan sonra anlatacağını söylemişti. Çünkü, hava çok sıcaktı, yorgundu ve özellikle ayakları çok kirliydi. Tom ısrar ediyordu. Julie,” Gerçekten Tom. Müsaade et duşumu alayım. İnan bana botlarımı bura çıkarmamı istemezsin, çadırın dışında uyumak zorunda kalırız. Terledikleri zaman gerçekten kötü kokuyorlar.” Julie çadırdan çıkıp arkasını döndüğünde, aniden farların ışını fark etmişti. “Aman tanrım, Bu Melissa” Aceleyle Tom`u çadırın öteki köşesindeki battaniyelerin ve eşyaların altında gizledikten 1-2 dakika sonra Melissa çadırın içine dalmıştı. Yarışmanın gelecek haftaya ertelendiğini ve kampa katılmaya karar verdiğini söylemişti. Yanında getirdiği uyku tulumunu da içeri koyduktan sonra çadırın fermuarını kapatır. Tom endişelidir çünkü Melissa ile beraber aynı çadırın içindedir. Kalbi korkuyla atmaktadır.Melissa,” Dışarıdaki araba kimin?” Julie birkaç bahane sıralamaktadır fakat Melissa arabanın kime ait olduğunu fark etmişti. Melissa çadırın için kontrol eder ve çadırın içinde sadece bir tek yerde olabileceğini fark ederek spor ayakkabılı ayağını eşya yığının altın doğru kaydırarak eşyaları diğer tarafa savurur ve Tom açığa çıkar. Tom panikle, ” Lütfen dur, düşündüğün gibi değil!” . Fakat Melissa bağırarak üzerine atılır. Julie ağlayarak, ” Canını acıtma, Melissa lütfen!” ; Melissa kolaylıkla yüzüstü yatırmış ve kıpırdayamayacağı şekilde sıkıştırmıştır Tom`u. Çadır iplerinden birini kavrar ve ellerini arkasında sıkıca bağlar. Ardından pratik sırasında kullandığı ter bandajlarından biriyle sıkıca ayak bileklerini bağlar. Ardından ellerindeki ve ayaklarındaki bağlarıda birbirine sıkıca bağlar. Bir bıçaklar Tom`u tüm elbiselerini parçalayarak çıkarır. Tom tamamen çıplak kalmıştır. Julie, durması için Melissaya yalvarmaktadır, “Düşündüğün gibi değil. Ben sadece ona karşı iyi olmaya çalışıyordum. Böyle bir şey istememiştim…” Melissa öfkeyle,” Kapa çeneni ve ne diyorsam onu yap. Veya hayatımdan ve evimden defol, duydunmu? ” Julie hıçkırıklar arasında istediklerini yapacağını belirtir ve aynı zamanda özür dileyen bakışlarla Tom`a bakmaktadır. Melissa bağırarak, ” Onunla sikişecektin değilmi,””Hayır, Gerçekten.” “Evet doğru. İyi otur şimdi ve istediğin şeyi ona yaparken seyret beni bak onu nasıl sikeceğim” Tom ve julie durması için yalvarmaya başlamıştır, sertçe “Kapa çeneni orospu!” der Melissa Melissa ,” Şimdi onun ağzını bantla; bütün gün nasıl yorulduğumu fark etmesini istiyorum” Julie, Tom`u yana yatırır ve ağzını bantla kapatır. Gözlerinin içine bakarak “Üzgünüm.” der. “Güzel, şimdi beni soy. Tamamen. Ayakkabılarım hariç her şeyi.” Tom`un bakışları arasında Julie yavaşça Melissaya soymaya başlar. Önce sütyenlerini ve ardından sportif şortunu. Tom , Melissa`nın ağır ve kaslı bacaklarını fark etmiştir. Korkutucu kaslı bacaklarında günün sıcaklığından dolayı ter parıltıları görülmektedir. Melissa üstsüz biçimde uzanmaktadır, gergin göğüsleri sabırsızlıkla avını bekleyen vahşi bir hayvanı andırmaktadır. “Külodumuda çıkar, aptal. Sana, onu sikeceğimi söyledim.” Melissa bacaklarını havaya kaldırır ve Julie bacaklarının arkasında durarak yavaşça külodu yukarı doğru çeker ve Melissa`nın spor ayakkabılı ayakkabılarının üzerinden çıkarır. “Lütfen, bunu yapma” “Güzel. Şimdi onu dizlerinin üzerine çek ve bacaklarıma doğru uzat” Tom paniklemiştir. Ağzındaki bantı açmaya uğraşmaktadır.

En sonunda bir tarafını açmayı başarır ve, “Julie , Christ`in hatırına anlat ona, bana ne anlatacağını. Onun bana bunu yapmasına izin veremezsin” der. Julie ,”Ohh, Tom. Ben çok üzgünüm” der ve yavaşça Tom`un yüzünü Melissa`nın dizleri bükük bir biçimde havada tuttuğu bacaklarına bakacak şekilde döndürür. Melissa ,”Şimdi tut onu orada ve ayaklarıma baktığından emin ol” der. Tom endişeyle Melissa`nın ayakkabılarına bakmaktadır. Çorap giymediğini fark etmiştir. Aniden sol ayağının burnu ile sağ ayakkabısının topuğunu ittiğini ve ayağını ayakkabıdan çıkardığını fark eder. Melissa aynısını diğer ayağınada yapar ve her iki topuğunuda ayakkabıdan çıkarmıştır. Tom topuklarının kirini görebiliyordu. Ayakları hemen hemen yüzünün hizasındaydı ve eğer ayakkabılarını çıkaracak olursa yüzü ayaklarının bitiminde olacak durumdaydı. Melissa, Tom`un umutsuz bakışlarına gülümseyerek yavaşça çıplak ayaklarını oynatarak terli ve pis kokulu spor ayakkabılarından dışarı çıkarmaya başlar. Julie`de Melissa`nın ne yapacağını anlamıştır ve endişeyle Melissa`nın kirli tabanlarına bakmaktadır. Julie yalvarırcasına, “Oh, hayır Melissa. Ayakların olmaz. Bunu isteme. Bunu ona yapamazsın. O bir erkek. Onun için çok aşağılayıcı bu. Ayakların iğrenç durumda. Lütfen!” Melissa,”Lanet olsun haklısın, onun aptal suratı ancak bunu hak ediyor” Tom yalvarırcasına ,”Julie, lütfen!! Bunu yapmasına izin vermi. Oh, Tanrım. Ayakları kötü kokuyor. Lütfen, söyle ona. Söyle ona!” “Bana ne söyleyecek”, der Melissa Tom ümitle Melissa`ya bakmakta ve tepkisini beklemektedir. Bunun yerine Melissa bakışlarını Julie`ye çevirir. Julie ona bakmaktadır. Tom yukarı doğru baktığında Julie`nin ağlayarak ona doğru baktığını görür. “Ne? Ne? Söyle ona!” der Tom sinirle. Julie ,”Oh Tom, Çok üzgünüm; Ben Melissa`yı seviyorum. Onu terk edemem. Ben bir lezbiyenim ve seninle beraber olamam. Sen harikasın ve ben her zaman sana fazlaca ilgi gösterdim ama biz birbirimizle olamayız ve seni daha fazla göremem. Sana kibarca anlatmak istiyordum ve bir arkadaş gibi son bir güzel vakit geçirmek istemiştim. Seni buraya bu nedenle getirdim.””Hayır! ; Julie. Ciddi olamazsın!” “Üzgünüm Tom. Gerçekten. Başına birşey gelmesini istemezdim. Senin ne kadar gurulu olduğunu ve aşağılanmaktan hoşlanmadığını biliyorum. Fakat çok geç. Melissa`yı kaybedemem.” “Julie bekle! Sadece gitmeme izin ver. Giderim. Bir daha seni aramam, söz veriyorum. Lütfen!” Julie, Melissa`ya bakar ve ardından Tom`a bakarak,” Çok üzgünüm Tom. O ne isterse yaparım. Sana her zaman ilgi duyacağım. Deneyeceğim ve hatırlayacağım, bu gece ne olursa olsun.” der ve Tom`un üzüntülü yüzüne yaklaşarak başını öper ve ağzındaki banta uzanır. “Julie, no! Birşeyler yap. Yapamazsın…….” Julie, bantı bir daha açılmayacak şekilde sıkıca bastırır. Tom inanamayan gözlerle Julie`ye bakar ve ardından önünde duran Melissa`nın kirli ve pis kokulu ayaklarına bakarak panikler. Julie, Tom`un bantlı ağzından gelen homutuları duymaktadır. “Hayır! Hayır!” Yavaçşa öne doğru , Melissa`nın bacaklarına doğru uzanmasını sağlar. Tom, Melissa`nın ayaklarının ne kadar kirli olduğunu görmekte ve gözleri panik içinde bakmaktadır. Kirden neredeyse simsiyahtırlar ve ayakkabının ısısından çoğu yeri kıpkırmızıdır. Tom mücadele etmeye başlar , Julie yavaşça Melissa`nın bacaklarının arkasına zıt bir şekilde ve üzerine doğru uzanmasını sağlar. Tom`un burnu direkt olarak Melissa`nın sol ayağının topuğunun üzerine dayanmıştır. Tom, Melissa`nın terli çıplak ayağının şiddetli kokusuyla allak bullak olmuştur. Gerçekten çok şiddetliydi. Ardından Melissa, Tom`a kirli parmaklarının pis kokusuyla ne yaptığını görmesi için Julie`yi başının öteki tarafına oturtur. Julie içine çok zor bir seyiliktir. Melissa`nın hiç efor sarf etmeden Tom`u bacaklarıyla havada tuttuğunu ve yavaşça dizlerini büktüğünü, ve Tom`un burnunun yavaşça ayağının ucuna doğru kaydığını seyretmektedir. Tom`un dehşet içinde Melissa`nın kirli tabanlarına baktığını görmektedir. Melissa, Tom`a pis kokulu ayağının her santimetresini koklatacak şekilde ve kirli ayaklarının her santimini görecek şekilde yavaşça dizlerini bükmektedir. Tom yaşadığı şeye inanamamaktadır. Böyle bir şey olamamamlıdır. Burnu Melissa`nın tabanından aşağı ilerledikçe nefesi kısa kısa ve hızla bir hal almıştır. Parmakların ileride olduğunu görebilmektedir, yavaşça kıpırdanmaktadırlarve sıcaklığı burnuna ulaşmaktadır. Koku her geçen saniye daha da kötüleşmektedir. Ve farketmiştir ki ,Melissa`nın parmakları çok kötü kokmaktadır. Parmaklardan dayanılmayacak kadar kuvvetli bir koku gelmektedir. Umutsuzlukla Julie`ya bakarak, bantın ardından homurtuyla karışık ,”Please! Oh PLeeaassee!! Help me.” diye seslenir. Julie diz çökerek Melissa`nın parmaklarına daha yakından bakar. Kirden neredeyse simsiyahtırlar ve parmak altları terden parıldamaktadır ve jimnastik salonunun kirli zemini… Melissa`nın ayak tırnakları bakımsız ve kirlidir. Julie, Melissa`nın parmaklarından yükselen kokuyu farkettiğinde başını aceleyle geri çeker. Keskin koku burnunu ekşitmiştir. Julie,”Melissa! Lütfen. Parmakların kötü kokuyor. Gerçekten iğrenç durumdalar. Onları ona koklatamazsın. Bu kadar kötü koktuklarına inanamıyorum.” Melissa,” Kapa çeneni Julie. İkimizde biliyoruzki senin ayakların benimkilerden on kat daha kötü kokar.” Julie şaşırır. Bu doğrudur. Melissa sık sık ona ayaklarıyla evi kokuttuğuna dair bağırmaktadır. Julie, “Fakat sen parmaklarını ona koklatıyorsun. Lütfen. Bu çok fazla” Melissa, “Güzel Şimdi onları koklattığımda yüzünü seyret” Tom faltaşı gibi açılmış gözlerle Julie`ye bakmaktadır, tek gördüğü eski yerin gitip oturduğudur. Melissa, Tom`un panik içindeki hareketlerini bacaklarının arkasında hissettikçe iyice tahrik olmaya başlamıştır. Alay ederek, “Bak şu parmaklara Tom, hiç kimse seni onlardan kurtaramaz. Hiç bir ümit yok. Serbest kalman için ümit yok.” Parmaklarını sıkarakve hafifçe geri bükerek Tom`un çeresiz burnunu karşılayacak şekle getirir. Tom panikle silkinmektedir ve Melissa`nın tabanlarından parmaklarının arkasındaki oyuğa kaymasını engellemeye çalışır. Melissa parmak arkalarını açarak Tom`un burun deliklerine doğru kaldırır. Julie olduğu yere büzülmüş oturmakta ve olayı seyretmektedir. Tom`un burun deliklerinin Melissa`nın 2.ci ve 3.cü parmaklarına sürtündüğünü görmektedir. Melissa tüm parmaklarını Tom`un burnunun etrafında kıvırır. Melissa`nın parmaklarındaki koku Tom`u tamamen ele geçirmiştir ve yüksek sesle sızlanmaktadır. Julie`ye daha fazla bakamamaktadır. Burnu, Melissa`nın kirli ve pis kokulu parmak çukurluğundayken ona bakmak çok utanç vericidir. Julie çaresizce seyretmektedir. Melissa her iki ayağını üst üste koyarak 30 dakikadan fazla bir süre Tom`a koklatır. Julie`ye bakarak , “Şimdi penisini okşa ve benim için sertleştir” der. Tom deşetle bakmaktadır, Julie yanına kayar ve Melissa`nın am`ının sadece 2 santim ötesine sarkan penisini yavaşça okşamaya başlarve sertleştirir. “Güzel. Şimdi geriye git ve seyret” der Melissa. Melissa yavaşça Tom`un penisini içine doğru çeker ve içeri dışarı hareket ettirmeye başlar. Kaslarını ve Tom`un poposunun üzerindeki ellerini kullanarak devam eder. Tom`un kanı donmuştur. Kendini Melissa tarafından yapılıyormuş gibi hissetmektedir. Gelmek istememektedir, fakat Melissa çok sert biçimde yapmaktadır. Bununla beraber , sürekli bir şekilde doruk noktasına gelmemeye çalışmaktadır, Melissa, Tom`un burnunu tekrar parmaklarının arkasındaki çukurluğa kaydırmış, ayak kokusuyla onu ezmektedir. “Fazla dayanamazsın aptal. Hepsini emeceğim içinden ve sen şu 10 iğrenç parmağı kokluyor olacaksın ben bunu yaparken”. Melissa, sanki hiç bitmeyecek şekilde sikiyordu, tam sonuna yaklaştığı anda tekrar pis kokulu parmaklarını koklatıyor ve tekrar eski halini alıyordu. Uzun bir süre sonra, Julie, Tom`un ıstırabına daha fazla seyredemedi ve, “Hadi Melissa. Neredeyse bitirdin onu. Öldüreceksin onu” der. Melissa nihayet bitirmeye karar verir ve 10 parmağınıda kaydırır ve birbirine yaklaştırırak Tom`un burnunu aralarına gömer. Ardından Tom zonkladığını hissedene dek getirmeye başlar. Tom durdurmaya çalışır fakat yapamaz. Julie`nin gözlerinin içine bakar. Julie ona bakarak ” Üzgünüm Tom” … Tom, Melissa`nın içine patlar ve tabanlarına doğru bağırır. Julie, Tom`un gözlerin ıslandığını farketmiştir. Tomun burnundan daha fazla hafa için çıkan kuvvetli nefes sesleri duyulmaktadır. Kokudan olduğunu farketmiştir. Bir dakika sonra, Tom gevşek bir biçimde Melissa`nın bacaklarının arkasında yatmaktadır. ” İşte, bok çuvalı. Bu sana iyi bir ders olur, benim kadınımı ayarttın” Melissa, Tom`un çadırın ayak ucundaki yığının üzerine düşmesine izin vererek kalkar. Tom sersemlemiş ve ter içinde kalmış bir biçimde yatmaktadır. Melissa sevgiyle Julie`yi kucaklar. Tom şaşırmıştır, çünkü Julie`de onu kucaklamıştır ve Melissa`yı incittiği için özür dilemektedir. Melissa, “Şimdi tamam Julie. Sana inanıyorum aksi halde bunu ona yapmama izin vermezdin.” Tom sabırsızlıkla serbest kalmayı beklemektedir fakat Julie, Melissa ile birlikte birşeyler yapmaya başlamıştır. Bantın ardından homurdanarak kendisini farketmelerini sağlamaya çalışmaktadır, fakat onlar hiç farkında değildir. Melissa`nın yavaşça Julie`nin t-shirt`ünü kaldırdığını ve göğüslerini öpmeye başladığını seyreder. Tom inanamamaktadır, kendisine yaptıklarından sonra böyle birşey yapıyor olmalarına. İki kız kıkırdayarak ve birbirlerini okşayarak birkaç dakika geçirirler ve ardından Julie, Tom`a bakarak “İnanamıyorum, neredeyse beni memnun edebileceğineinanacaktım. Sen çok şehvetlisin, Melissa” Melissa, Tom`a bakarak,” O pis kokuyor. Aynen ayaklarım gibi kokuyor” Julie, “Biliyorum. Ve benimkiler daha da iğrenç olacak, Melissa, fakat seni şimdi istiyorum. Temizlenmeye gitmek istemiyorum.” Melissa, Tom`un başının durduğu yere bakara gülümser, “Tamam bebeğim, uyku tulumunun içine girelim ve orada yap” Tom bir anda nerede olduğunu farketmişti. Julie`nin uyku tulumunun solundaki fermuar açıktı ve Tom`un başı uyku tulumunun dip kısmına girmişti. Tom aniden başına geleceği farketmşti.”No! No!! NOOOO!!” Tom bantın ardından yalvarıyordu. Melissa gülerek Tom`un yanına gelir ve ağzındaki bantı çıkarır. Başını tulumun 2 fermuarının ortasına yerleştirir. Tom`u kafası uyku tulumunun içindedir ve 2 fermuar boynunun etrafında sıkıca kapatılmıştır. Başı uyku tulumunun ayak ucuna çıkartamayacağı şekilde durmaktadır. Tom, Julie`nin kıkır kıkır güldüğünü ve botlarının bağlarını çözdüğünü duymaktadır.Julie ,” Oh, Vay canına, Fakat çok kötü kokuyorlar. Zavallı adam gereğinden çok yaşadı” der. Melissa acıma duymamaktadır, ” Hadii, yap şunu. Senin için azdım ” Tom çabalamaktadır fakat Melissa üzerine bir sürü ağır şeyi çadırın ayak ucuna ve onun üzerine doldurmuştur. Kıpırdayamamktadır. Güçlükle soluk almaktdır ve uyku tulumunun öteki ucundan parlak ışık yüzüne vurur. Julie`nin içeri baktığını görür. Bağcıkları çözülmüş botları uyku tulumunun ucundan gözükmektedir. Julie , hala uyku tulumunun dibindeki Tom`un paniklemiş gözlerine bakmaktadır, Julie, ” Özür dilerim Tom, sadece bugün senin günün değildi değilmi?” der. Tom umustuzca Julie`ye yalvarmaktadır fakat ardından bir işe yaramayacağını farkederek durur. Melissa,” Biliyorsun, Hafta boyunca onu burada tutmalıyız. Her akşam çadıra döndüğümüz zaman ayaklarımız iğrenç durumda ve korkunç bir şekilde kokuyor olacaklar. Eğer onu bu şekilde bırakırsak, her gün sabaha kadar ayaklarımızı koklayacak ve sabah olduğunda ayaklarımız çok kötü kokmayacaklar. Bununla beraber, doğal olarak geceleri terleyecek ayaklarımızın teri ve oluşan kirler uykumuz boyunca onun yüzüne sürülmüş olacak ” Tom dehşetle Julie`nin reaksiyonunu bekledi, ” Oldukça zor bir durum onun için…”Tom ümitlenmişti…. ” Fakat tahmin ederim sen haklısın. Tutalım onu. ” der Julie ve Tom`un gözlerindeki paniği seyredek kıkır kıkır güler. Tom`un kalbi hızlı hızlı atmaya başlamıştır. Julie`nin çıplak ayaklarını botlardan çıkardığını görebilmektedir ve emme sesine benzer bir ses duymuştur. Tom, Julie`nin tabanlarının ve parmaklarının ne kadar kirli olduğunu farketmiştir. Diğer botunu da çıkardıktan sonra ayaklarını uyku tulumunun uç kısmından sokar. Ardından külodunu çıkardığını farkeder Tom. Tom umutsuz bir biçimde sarsılmaktadır. Yaşadığı en kötü olaydır. Ardından Melissa`nın çıplak ayaklarınında ,Julie`nin ayaklarının yanında uyku tulumunun uc kısmından girdiğini görür. Melissa ve Julie yanyana otururlar.Ayakları uzanmış durumdadır ve 1 ayak boyu kadar tulumun içine girmiştir. Ardından Melissa harekete geçer. Beyaz silindir bir lambayı Tom`un başının olduğu yere doğru atar. Tom neredeyse ağlayacaktır. Tom anlamıştır, Melissa bütün gece onların ayaklarını görmesini ve daha iyi koklamasını istemektedir. Tom uyku tulumunun dibinde yukarı baktığından iki çıplak lezbiyen`in tulumun baş ucunda oturduğunu görebilmektedir. İki kadın tulumun başını açarak popolarını uyku tulumunun içine sokarlar. Birbirlerine bakıp, gülüşürler, sonrada Tom`a bakarak aynı zamanda ayaklarını yerden 5 santim kaldırılar. Yavaşça çıplak ayaklarını uyku tulumunun dibine doğru ilerletmeye başlamışlardır. Tom ağlamaya başlamıştır ve inleyerek ,” hayır, oh , lütfen hayır” diye defalarca tekrarlamaktadır. Pis çıplak ayaklar ona doğru ilerlemektedir. Tulumun geniş bir biçimde açarak ayaklarını ilerletiyorlardı. Zavallı Tom sadece hıçkırarak ağlıyordu, “hayır, lütfen hayır”. 20 adet çıplak ve kirli parmağın yavaşça çaresiz yüzüne doğru kaydığını görebiliyordu. Kızlar ayaklarını sıkıca birbirlerinin ayaklarına bastırıyorlardı ve parmakları Tom`a yönelikti. Yavaşça bacaklarını tulumun içine doğru uzatıyorlardı ve pis kokulu terli ve kirli parmaklarını Tom`un burnuna doğru yaklaştırmışlardı. Tom hala Julie`nin bunu yaptığına inanamıyordu. Panik ve dehşetle seyrediyordu. Julie direkt olarak Tom`a bakıyordu, şehvetli bir biçimde gülümsüyordu Tom`a. Henüz botlarından çıkardığı çıplak parmaklarını Tom`un burnunun üstüne koyup , ona zorla koklatmak için daha fazla bekleyemecektir. Gerçeküstü bir görüş içindeydi Tom. 4 kaslı bacak ona doğru geliyordu. 2 gülümseyen yüz dizlerin ardından gözüküyordu, 4 bilekleri birbirine değiyordu ve 20 sivri , ter ve kirle kaplı parmaklar ve tırnaklar. Uyku tulumunun dibinde ayaklar yaklaştıkça dayanılmayacak hale geliyordu. 20 adet pis kokulu kadın parmağı Tom`un dayanabileceğinden çok fazlaydı. Sadece topukları işkence için yeterliydi. Julie`nin parmakları direkt olarak Tom`un yüzüne yaklaşıyordu. Ona aşıktı. Çok zamanını ve parasını onun için harcamıştı. Fakat şimdi onun uyku tulumunun ayak ucundaydı ve onun sıcak, yıkanmamış ayakları koklaması için ona doğru yaklaşıyordu. “Ugh” Tom, Julie`nin parmaklarını şimdi yakından görüyordu. Gerçekten çok kötü kokuyorlardı. Julie2nin şehvetli gülümsemesini yeniden görmüştü, yavaşça parmaklarını arkaya kabartmıştı, ayağının en kötü kokulu kısmını , parmaklarını arkasını ortaya çıkarıyordu Tom için. “Oh, lütfen , hayır! Parmakların olmaz! Julie, Lütfen. Parmakların olmaz! Herşeyi yaparım, yeterki parmaklarını yakınıma koyma” Parmaklar gelmeye devam ediyordu. “Julie lütfen!!! Parmaklarını böyle yapma Lütfen! En kötü kokan kısım. Lütfen. Daha fazla gidemem. Bu adil değil. Lütfen, Parmakların olmaz!!!” Tom başını döndürmeyi denedi, yapabileceğinin en iyisini yaptı tulumun içinde burnunu Julie`nin yukarı kalkık parmakların korunmak için. Fakat Melissa, ayaklarını Julie`ninkilerin önüne kaydırdı ve ayaklarını Tom`un başının her iki yanına yerleştirdi ve Tom`un yüzünü zorla eski haline Julie`nin parmaklarına doğru döndürdü ve o şekilde tutmaya başladı. Başını bir milimetre dahi oynatamıyordu şimdi. “Teşekkürler Melissa. İyi bak Tom” dedi Julie , tamamen heyecanlanmıştır. Julie , ” Daha uzağa gidemeyeceksin. Başını döndüremeyeceksin. Kaçamayacaksın. Sadece orada yatacaksın ve kokulu parmaklarımın yaklaşmasını göreceksin ve parmak çukurluğumdaki kokuyu ciğerlerine çekeceksin” Melissa ayaklarıyla, Tom`un yalvaran başını hareket edemeyeceği bir şekild etutuyordu. Julie yavaşça parmaklarının arkasını Tom`un burun deliklerine doğru getirir ve yavaşça burnunun altına sürter. Julie`nin parmaklarından gelen güçlü koku Tom`un başını döndürmeye başlamıştır. Yağlı ve keskin kokuya sahiptirler. Julie parmakları burnunun üzerindeyken Tom`un basını arkaya doğru, uyku tulumunun dibine doğru iyice bastırır ve kıpırdayamaz hale gelinceye dek sıkıştırır. Julie`nin öteki ayağı ve Melissa`nın iki ayağı yüzüne doğru hareket ederler ve Tom`un yüzünü tamamen kaplarlar. Tom`un bası uyku tulumunun en dibinde arkaya doğru kıvrılmış, julie`nini ayağının baskısıyla iyice sıkışmış, burun delikleri Julie`nin sıkıca hava geçirmeyecek şekilde birbirine yapışmış parmaklarının altında ve diğer üç ayakta yüzünü kaplamış durumdadır. Tom acıyla inlemektir , Julie`nin kokuşmuş parmakları tüm duyularını ele geçirmiştir. Aniden Melissa`nın nemli ve pis kokulu parmaklarının dudaklarına sürtündüğünü farkeder. Bir süre sonra, Tom durması için yalvarmayı dener ve Melissa hemen büyük parmağını Tom`un ağzına sokar. Tom ağzını kapatamadığını farkeder. Zavallı Tom aciz bir biçimde yatmaktadır, Julie`nin parmaklarının arkasındaki oyukta pis kokuyu solumaktadır ve Melissa kirli parmaklarının tamamını yavaşça Tom`un ağzına sokmaya başlamıştır. Emmesi ve temizlemesi için. Melissa, Tom`un ağzındaki ayağıyla biraz daha uğraşarak ayağını sokabildiği kadar Tom`un ağzında iletletir. Tom son kez iki kadının yüzünü görebilmiştir. Julie ve Melissa ona doğru bakarak gülümsemektedirler ve Tom`un uyku tulumunun dibindeki, julie`nin sol ayak parmaklarının sürtünğü ve sıkıca kavradığı burun deliklerini, Melissa`nın Tom`un ağzına sokulmuş sağ ayağını ve kirli parmaklarını dilinin üzerine sürttüğünü seyretmektedirler. Her biri diğer ayaklarını Tom`un başının yanında tutmaktadırlar ve Tom`un başını oynatamamasından emindirler. Kurbanlarına son kez bakarlar. Melissa alaycı birşekilde, ” İyi geceler Tom ” der. Gözleri yaşlı birşekilde Julie`nin yanıtı için bakar Tom, ” Parmaklarımın tadını çıkar Tom, hepsi senin. 8 saat sonra görüşürüz. ” İki kadın yavaşça ayaklarını Tom`un yüzüne doğru kaydırdılar. Sadece parmaklar görünüyordu, kirli parmaklar. Ardından uyku tulumunun ön kısmını kapattılar ve aşk yapmaya başladır. Onu soluduğu koku , ağzındaki tat ve görebildiği tek şey olan kirli, terli ayaklar ve parmaklarla birlikte çaresiz bir şekilde kendi haline bıraktılar.

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

İşyerimdeki Kızın Bana Ilgisi

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

İş yerinden bir bayan arkadaşımın bana olan ilgisini uzun zaman anlayamamıştım. Sadece bana karşı değil herkese karşı böyle davrandığını tahmin ediyordum. Zaman geçtikçe bana karşı tacizlerde bulunmaya başladı. Önceleri sadece şakayla karışık beni çok yakışıklı bulduğunu söylüyordu ama gün geçtikçe bana dokunmaya başladı .

Dışardan birine sıradan gelen bir dokunma gibi görünse de omzumu uzun süreler bırakmıyordu. Kendimi bir anda ona kapılmış buluverdim. Geceleri bir şey düşünemiyor sevgilimle sevişirken aklıma geliyordu. Muhteşem bir kumraldı. İri göğüsleri her an fırlayıp oldukları yerden göz önüne çıkıcak gibiydi. İnanılmaz derecede ince bir beli vardı. Devamlı tanga giyer kalçalarının iki yarısını da ayrı ayrı göstermek için pantolonunu daima yukarı çekip kalçasının arasına girmesini sağlardı. Giydiği o dar pantolonlardan amının ne kadar küçük olduğu fark ediliyordu.

Sevgilimin şehir dışına çıktığı bir gün bir bahane uydurup evine gittim sözde işimle ilgili bir şey sorucaktım. Beni kapıda görünce niyetimi hemen anladı. Beni inletmek istermişcesine hiç bir yaklaşımda bulunmuyordu.Yorgun olduğunu söyledi tam gitmek üzereydim ki benden masaj yapmamı istedi. Sadece omuzlarına masaj yapmama rağmen hafif iniltiler çıkarıyordu. Birden ellerini vucudunda gezdirmeye başladı . Sertleşmiş olan sikimi sırtına değdiriyordum. Sağ eli bacaklarının arasında kaybolmuştu sol eliyle göğüslerini okşuyor ve bana doğru dönüp ağzıyla pantalonumu ısırıyordu . Daha fazla dayanamadım ve onu hemen soydum . Soydukça ortaya çıkan güzellikler karşısında eriyordum göğüslerini yalamaya başladım bir yandan da kalçalarından kendime doğru çekiyordum.

Fena halde tahrik olmuştum esmer bacaklarını araladım ve uzun zamandır beni taciz eden o güzel amcığa yanaştım .Daha sikimi değdirmeden sıcaklığını hissedebiliyordum. Artık bağırıyor ve sokmam için yalvarıyordu .Bende kendimi o güzel sıcaklığın içine bırakıverdim .Gidip gelmemiz ne kadar sürdü bilmiyorum ama tam 24 saat yataktan çıkmaksızın doyuma ulaştık. Ona minnettarım istediği her an gidip onu mutlu ediyorum

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Yengemin Ayaklarına Hastayım

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Ben 18 yaşında bir gencim. Hikayem yengemle ilgili. Yengem 35 yaşında, kumral, seksi mi seksi, 39 numara ayakları olan bir kadın. Ta ki çocukluğumdan beri onun ayaklarına hastayım. Bize her geldiklerinde genelde ince ten rengi külotlu çorabını giyer. Annem ne kadar ısrar etse de, terlik giymeyi asla kabul etmez.Tabi durum böyle olunca da zevkten uçar, yengemin ayaklarını en ince kıvrımına kadar dikizlerdim.

Gene bir gün bize geldiklerinde ten rengi çoraplarını giymişti. Bende her zaman olduğu gibi ayaklarını dikizlemeye başlamıştım. Hem televizyon izler gibi yapıyor, hem de onun ayaklarıyla ilgili fantaziler kuruyordum.Ama en sonunda dayanamadım ve tuvalete giderek 31 çektim. Ertesi gün annem yengemin çantasını bizde unuttuğunu söyledi ve beni onlara gönderdi.Ben de büyük bir zevkle evin yolunu tuttum.

Eve geldiğimde yengeme çok sıkıştığımı ve tuvalete gitmem gerektiğini söyledim.Tuvalette yengemin kilotlarını karıştırıp öpmeye koklamaya başladım.Çamaşırların arasından bir de kilotlu çorap çıktı. Kokladım parmak uçlarını, topuklarını yaladım çorabın ve dayanamayarak boşaldım. İçeri girdiğimde yengem ayaklarının çok ağrıdığını söyledi ve bana ovmak isteyeceğimi sordu.Ben de tereddütsüz evet dedim.Koltuğun ucuna oturdum ve bana ayaklarını uzattı. İnanamıyordum. Çocuklu aşkım olan yengemin ayakları ellerimin arasındaydı.Parmak uçlarından başlayarak topuklarına kadar okşadım.Arada bir yengeme çaktırmadan ellermi kokluyor ve iç geçiriyordum. En sonunda dayanamadım ve ayaklarını öpmeye yalamaya başladım.Bana “ne yapıyorsun” diye bağırdı.

Ben de çocukluktan beri onun ayaklarını çok beğendiğimi ve tapmak istediğimi söyledim. Biraz çıkıştı ama kabul etti.O çorapların üstünden ayaklarını yalıyordum. Ayak parmaklarının arasına dilimi sokuyordum. Daha sonra sikimi çıkartarak ayaklarıyla 31 çektirmeye başladım. Artık dayanamadım ayaklarının üstüne boşaldım. Yengem de bundan çok zevk almıştı ve bana benimle sevişmek istediğini söyledi.Hemen kabul ettim.Kilotlu çorabını bacaklarından sıyırarak öpmeye okşamaya başladım. Daha sonra eteğini ve kazağını çıkarttım. Ben onun Kilodunu çıkartırken oda sütyenini çıkardı.Öpüşmeye başladık. Dillerimiz birbirine değdikçe benimki kazık gibi oluyordu. O dolgun mükemmel göğüslerini de yaladıktan sonra sıra amına geldi.Dilimi amının içine sokuk sokup her çıkartışımda ıhhh diye iniltileri başladı. Bızırını dudaklarımın arasında emerken artık “sik beni sik beni” diye bağırıyordu. Ama ben iyice dolmuştum.Sikimi ağzına vererek saxo çektirmeye başladım.Sikimi yalarken en sonunda dayanamadım ve tirtir titreyerek ağzının içine boşaldım. Sikim tekrara emrek kaldırdıktan sonra sıra amını silmeye geldi.Amının etrafına sürttükten sonra yavaş yavaş amının içine girdim. Amı bir genç kızınki kadar dardı. Ne yazık ki dayım onun değerini bilememiş.Yengem ahhhh seslrl içinde inliyordu. Bu sefer domaltarak amına soktum.Artık dayanacak gücüm kalmamıştı ve amının içine boşaldım.

Biraz yan yana yatarken yengem bana bir daha sikişemeyeceğimizi söyledi. Bu karar üzerine şok oldum. Ama bana ne zaman istersem ayaklarını yalatacağını söyleyince biraz olsun moralim yerine geldi. El kamerasıyla bir sonraki gidişimde ayaklarını çektim. Artık her gün evde ayaklarını izleyerek 31 çekiyorum. Haftada bir kez de ayaklarını yalamaya gidiyorum Ne yapayım işte yengemin ayaklarına aşığım

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Boynuma Tasma Geçirdi

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Merhaba ben 18 yaşında biriyim bu olay bir hafta önce oldu. Teyzem ve anne annem birlikte bir evde yaşarlar ve bizim eve 200 m. kadar uzaklıktadır. Teyzem bekar ve 30 yaşında bir kadındır. Ailem ve anneannem bayramda İstanbula gittiler. Ve annem benim teyzemlerde kalmamı istiyordu. Bende kabul ettim. Ailemi uğurladıktan sonra teyzemle birlikte eve girdik.Teyzeme ortadaki odanın niye kilitli olduğunu sordum. Oda beni mutfağa çağırdı. Ben mutfağa girer girmez ağır bir darbeyle kendimi yerde buldum. o hemen boynuma bir tasma yerleştirdi. Elinde bir kırbaç vardı ve bana “bundan sonra ailen tatilden dönene kadar benim kölem olarak yaşayacaksın ve sana ne emir verirsem yapacaksın“ bende şaşkın bir halde “ne“ dedim ve ilk kırbacı indirdi. Çok acımıştı. Bende mecburen “tamam“ demek zorunda kaldım. Ve beni sürükleyerek ortadaki odaya çekti.

Ben direnmeye kalkınca da kırbacı vuruyordu. Halbuki ailem tatilde 5 gün kalacaklardı. Çünkü izinlilerdi. Kilidi çözdü ve kapıyı açtı. İçeride bir divan,bir dolap yerde bir halı ve iki tas vardı.Ayrıca yerden 30 cm. yükseklğinde duvara bağlı bir kanca vardı. Ve kancanın iki ucuda duvarın içindeydi. Dolabı açtı. İçinde tasmalar, zincirler ve daha birçok işkence aleti vardı.Ben ses çıkaramıyordu. Çünkü anında kırbacı indiriyordu. Bir zincir çıkardı ve bir kilitle tasmamı kancaya kilitledi. Beni adeta bir köpek gibi bağladı. Ve çırıl çıplak soydu. Çok üşüyordum. ve odadan çıktı. Elinde bir kamerayla geli. kamerayı bir yere açık olarak yerleştirdikten sonra benim üzerime çıkıp sevişir gibi yaptı. Ve sonra ellerime bir kelepçe takarak bana `bu çorap 5 günlük“ dedi ve burnumun üzerine bağlayıp evden çıktı. Çok kötü kokuyordu ve çorabı burnumdan alamıyordum. Sonra eve geldi vekasedi videoya koyup “izle“ diye bağırdı. Ve kardeşimle sevişme sahnesini izliyordum. Fotomontaj yapmış. “Eğer başkalarına bu evde olanlaran bahsedersen bunu babana veririm“ dedi. Bende mecbur “tamam“ dedim. ama burnumda çorap olduğu için sesim boğuk çıkıyordu. Oda çorabını çözdü ve diğer çorabını dişlerimle çıkarmamı istedi. Mecbur yaptım. ve ayaklarımı yala köpek diye bağırdı. Bende ayaklarını yaladım ve hatta parmak aralarındaki pislikleri bile temizledim. Oda bana ceza olarak 20 cm boyunda bir demir parçası getirdi. ve kıçıma sert bir şekilde vurmaya başladı. ben bağardıkça daha çok vuruyordu. “Şimdi 10 kere daha vuracağım. bağırdığın her saniye kadar hayalarının üzerinde duracağım“ dedi 5.`den sonra dayanamayarak bağırdım ve yaklaşık yarım dk. hayalarımın üzerinde durdu. ve ondan sonra götürüp klozeti yalattı ve son olarak beni giydirdi ve bir köpek gibi gezintiye çıkardı. Yerde gördüğü su birikintilerini yalatıyordu. Ve nihayet 1. gün doldu

İkinci gün Teyzem beni ortadaki odaya kilitlemiş ve yine burnuma çorap bağlamıştı. Ve bugün beni kırbaçlayarak uyandırdı. Bana “git kahvaltıyı hazırla“ dedi. Bende gidip kahvaltıyı hazırladım. Sonra bana “ben kahvaltı yaparken sen masanın altında benim ayaklarımı yalayacaksın“ dedi. Teyzemin üzerinde pijaması vardı. Ve ben ayaklarını yalarken kahkahalar atıyordu. Kahkahalar atarken benim yüzümü tekmeliyor ve daha çok kahkaha atıyordu. Ve kahvaltısını bitirince “şimdi beni işe hazırlıyacaksın ben parmağımı bile oynatmadan hazır olmuş olucam“ dedi. Bende üzerindeki pijamayı çıkardım ve “hangisini giymek istiyorsunuz efendim“ Yine korkunç kahkahalarından birini attı ve bir takım elbiseyi gösterdi. bende onu üzerine giydirdim. Çekmeceden bir çift çorap alıp giydirirken o benim yüzümü tekmeliyordu. Sonra ona hiç anlamadığım halde makyaj yaptım ve “işe hazırsınız efendim“ dedim.bu sırada bir kapı çalındı ve ben koşarak kapıyı açtım. Sarışın uzun boylu 32 yaşlarında bir kadın geldi ve hiçbirşey demeden içeri girdi. Ve teyzemi görünce sarıldılar. Beni gstererek “bumu“ dedi teyzemde başını salladı ve bana “ben gelinceye kadar sen Ajda`nın köpeği olacaksın“ dedi ve gitti. Ajda bana “senbir köpeksin 4 ayak üstünde dur“ dedi ve kırbaçla vurmaya başladı. “Bana her itaatsizliğinde seni çok kötü cezalandırıcam“ dedi ve teyzeminkinden dahakorkunç bir kahkaha attı. Bana yine bir tasma takarak ortadaki odaya çekti. Ve “ basitten başlayalım. Ayaklarımı yala“ dedi. Ben yalarken “ bu işi biraz zorlaştıralım“ dedi ve dışarıdan ayakkabısını getirdi ve bu tertemiz olacak“ dedi ben ayakkabısını yalarken oda kocaman bir mum yaktı. Ve yaklaşık 45 dk. sonra“ yeter şimdi soyun“ dedi çaresiz yaptım. sırtım yere gelecek şekilde ellerimi ve ayaklarımı kelepçeledi. Bir cm. hareket edemiyordum. Ve mumu getirdi. Sonra mum sıvısını üzerime döktü. Çok canım yandı. “ Bağırdığın için bir daha“ dedi ve bir kez daha döktü. Sonrada üzerime çıktı beni bir halı gibi kullanıyordu. Ve daha kötüsü kafamın üzerine çıktı. Ben bağırınca tek ayağını havaya kaldırdı ve“sus yoksa zıplarım“ dedi. Her zaman daha zora gidiyordu ve divanın üzerine çıkıp sonra benim üzerime atlıyordu. Sonra yüzüm duvara gelecek şekilde beni kelepçeledi. ve bir demir parçasıyla kıçıma vuruyordu. Daha sonra kapı çaldı ve teyzem geldi. Ajda “finali sana bırakıyorum“ dedi ve teyzem elinde küçük bir kavanozla geldi ve kıçıma sokmaya çalıştı ben acıdan bayılmak üzereydim ki sokmayı başardı. Ve onlara akşam yemeği hazırladım. Olamaz Ajda bizde kalıyor ve yarın teyzeme tatil!!!

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32